‘Şafii fıkhı ve İlmihal bilgileri’ Kategorisi
Şafii fıkhında kadının namaz içindeki durumu
-Kadınlar namaz kılarken dirseklerini yan taraflarına yapıştırır. Karnını ve dirseklerini birbiriyle temas ettirerek toplanır bir vaziyete bürünür. Bunun delili şu hadisi şeriftir.
Peygamberimiz (s.a.v.) namaz kılan iki kadının yanından geçti ve onlara şöyle buyurdu:
“Secdeye gittiğinizde vücdunuzu yere yapıştırın. Çünkü kadın bu konuda erkek gibi değildir.” [1]
- Sesli okunan yerlerde yabancı erkek bulunursa sesini kısmalıdır. Çünkü kadın avret olduğu için fitneye yer verilebilir. Yabancı erkeklerin hazır olması veya seslerini duyması ihtimali olursa kadın namazda kıraatim yükseltmemelidir.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de: “Eğer (Allahtan) korkuyorsanız (yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır.” (Ahzab: 36/32) Bu ayetin zahiri manasından anlaşılıyor ki kadının sesinden fitne çıkrabilir.
- Kadın, uygun olmayan herhangi bir durum oluşunca “sübhanallah” demez ancak ellerini şapırdadır. Bunun delili ise yukarıda geçen erkeklerin uygunsuz bir durum karşısında “subhanallah” desinler, hadisinin son bölümüdür.
- Kadının yüzü ve elleri dışıda kalan tüm vücudu avrettir.
Bunun delili şu ayeti kerimedir: “Kadınlar zinetlerini göstermesinle!: Ancak bunların görünmesi zaruri olan (yüz ve eller) müstesna.” (Nur: 24/31) ‘ Delili Ümmü Seleme’nin rivayet ettiği hadistir. Ümmü Seleme Peygamber (s.a.v.)’e, ‘Kadın altında (herhangi bir giysi) bulunmaksızın sadece entari ve büyük başörütüsüyle namaz kılabilir mi?’ diye sordu.
Peygamberimiz (s.a.v.): “Entari geniş ve ayaklarının üstünü kapatır durumda ise kılabilir.” [2] buyurdu.
Cariye namazda erkek gibidir. Bu da hizmet ve köleliğin kendileri için bazı zorluklar teşkil ettiğinden tanınan kolaylıktır. Ama namaz dışında ise cariyenin avreti hür kadın gibidir.
Şafii fıkhında erkeğin namaz içindeki durumu
-Erkekler pazularmı yanlarından uzaklaştırır.
Bu konuda Ebu Humeydi şöyle rivayet eder:
“Allah Resulü namazda ellerini yanlarından uzaklaştırıp, avuçlarını omuzlarının hizasına koyardı.”[1]
Buhari’nin bir rivayetine göre Resulullah namaz kılarken koltuklarının beyazlığı görünecek kadar pazularını açardı. [2]
Bu hadislerin zahiri ifadelerinden anlaşılıyor ki erkek pazularını yan taraflarından açmalıdır.
- Rüku ve sedelerde dirsekleri yan taraflardan ve karnı da diz uykularından uzaklaştırmak.
Yine Ebu Humeydi’den rivayet verelim:
Hz. peygamber (s.a.v) namazda secde ettiği zaman karnını diz uyluklarından uzaklaştırırdı. [3]
- Aşikâr (sesli) okunması gereken yerlerde erkekler sesli okurlar. Namazda iken bir uygunsuzluk görülse veya imamın arkasındaki namazda bir uyarılma gerekiyorsa ‘subhanellah’ şeklinde uyarı verirler.
Sehl bin Sa’d'ın rivayet ettiği hadiste Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“… Namazda iken her kim (uygunsuz) bir sey olduğunu görürse teşbih etsin. Teşbih ettiği vakit elbette kendisine (imam tarafından) iltifat ve dikkat olunur. El çırpmak da kadınlara mahsustur.” [4]
-Erkeğin avret yeri, diz kapağı ile göbek arasında kalan bölgedir. Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Göbek ile diz kapaklarının arası avrettendir.” [5]
Şafii’de kadın ve erkeğin namazda ayrıldığı noktalar nelerdir?
Kadın (namazda) beş şeyde .erkeğe muhalefet eder
- Erkekler, pazularını yanlarından uzaklaştırır.
- Rüku’ ve secdelerde dirseklerini yanlarından, karnını da dizlerinden uzaklaştırır.
- Aşikar okunacak yerlerde açık okur (cuma, bayram ve gece kılınan namazlardaki ilk iki rekatlerinde).
- Namaz üzerindeyken uygun olmayan herhangi bir durum oluşursa veya imamın arkasında cemaatle namaz kılıyor imam da herhangi bir yerde yanılırsa “Sübhanallah” deyip işaret verir.
- Erkeğin avret yeri göbeğiyle diz kapağı arasıdır.
Kadınlar ise, namazlarda uzuvlarını birbirine yapıştırır. Açıkta okunması gereken yerlerde sessiz okurlar. Uygun olmayan herhangi bir durum oluşunca da ellerini şapırdatarak yanındakileri uyarır. Kadınların avret yeri ise, yüzü ve elleri dışında kalan vücudunun her yendir. Cariyenin avreti erkek gibidir.
B.Şafii ilmihali
Şafii’de namazın adabı kaçtır,bunlar nelerdir?
1- Namazda huzur ve huşu içerisinde bulunmak.
2- Secde yerine bakmak.
3- Sükunet içerisinde bulunup, hareket yapmamak.
4- Kıyamda vücut ağırlığını her iki ayak üzerine vererek durmak.
5- Rüku’a eğilirken erkeklerin kollarım yanlarından uzak tutmaları, kadınların ise rükû’da kollarını yanlarına yapıştırmak.
6- Secdelerde erkeğin kollarını yanlarından uzak tutarak ve karnını hafifçe yukarı doğru kaldırması, kadınların ise bunun aksini yapmak. Yani kadın avret olduğu için rüku’larda olduğu gibi secdelerde de kollarını yanlarına yapıştırması, karnını da eğerek toparlanması namazın adabıdır
Büyük Şafii ilmihali
Şafii’de okunan veccehtu duasının hükmü nedir,okunuşu nasıldır?
“Veccehtu wechiye lillezi fataressemawati welarde haniyfen müslimen we ma ene minel müşvikiyne. inne salatiy we nüsûkiy we mahyaye we me-matiy liîlahi rahhil âlemiyn. La şeriyke lehü we hizalike umirîu we ene minel müslimiyn.” [1]
Türkçesi: “Şüphesiz ki ben yüzümü gökleri ve yeri yaratan Allah’a yönelttim. Ben müşriklerden değilim. Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hiç bir ortağı olmayan alemlerin rabbı Allah’ındır. Ben ancak bununla emrolundum ve ben mü slü m an] ardan im.”
Teveccüh olarak bilinen veccehtu duası farz ve nafile namazların evvelinde fatihaya başlamadan önce okumak müstehaptir.
İhram tekbirinden sonra veccehtu duası okumadan Euzubillahi mineşşeytanir-racim veya fatiha suresine başlanmışsa artık başa dönüp veccehtu duasını okumak uygun değildir.
Cenaze namazlarında ve vaktinin dar olduğu namazlarda vecehtu duası okunmaz.
9- Kalkma, oturma ve eğilmelerde tekbir getirmek.
10- Rüku’dan kalkarken “Semiâîlahu limen hamide rabbena leke! hamd” demek.
11- Rüku ve secdelerde teşbih yapmak.
12- Oturmalarda ellerini uylukların üzerine koymak. Ettehiyalta sol elini tamamiyle yatırır, sağ elini ise yumar sadece işaret parmağını uzatır.
13- Bütün oturuşlarda iftiraş etmek.
14- Son oturuşta teverrük etmek.
15- İkinci selamı vermek.
9- Rüku’ ve secdelerden kalkmalarda, oturmada ve eğilmelerde tekbir almak.Ebu Hureyre (r.a.)’dan rivayete göre Hz. Peygamber namaz kıldığında ayakta iken ihram tekbiri alırdı. Sonra rüku’a giderken tekbir alırdı. Sonra ayağa kalkarken ‘Rabbena lekel hamd” derdi. Sonra secdeye giderken tekbir alırdı. Sonra ikinci secdeye giderken tekbir alırdı. Sonra başını ikinci kere kaldırırken tekbir alırdı. Sonra tamam edinceye kadar bütün namazda böyle yapardı. (Namazdan selam verdikten) sonra Ebu Hureyre:
‘Şüphesiz ki içinizde namazı en çok Rasulullah’m namazına benzeyen benim’derdi. [2]
10- Rüku’dan kalkarken, ‘semiallahu limen hamide…’ geçen hadiste ifade edilmiştir.
11- Rüku’ ve secdelerde teşbih yapmak.
Rüku’ a giderken de ‘sübhane rabbiye a’la’ demektir. Beş, yedi ve dokuz defa’da getirilebilir.
12- Oturuşta elleri dizlerin üzerine koymak. İbni Ömer şöyle rivayet eder: “Hz. Peygamber namazda oturunca ellerini dizleri üzerine koyardı. Sağ elinin işaret parmağını kaldırırdı. Onunla Allah’ın bir olduğuna işaret ederdi. Sol elini de parmaklarını uzatarak sol dizi üzerine koyardj.” [3]
13.-14- İftiraş ve teverûk. Ebu Humeydi şöyle der: “Ben Hz. Peygamberin namaz kılışını hepinizden daha iyi hatırlıyorum. Hz. Peygamber ikinci rekatın sonunda sağ ayağını dikip sol ayağı üzerinde oturdu. Son oturuşta sol ayağını sağ ayağının altından çıkarıp sağ ayağını da dikerek mak’adı üzerinde oturdu.” [4]
İkinci rek’attaki oturuş iftiraş, son oturuştaki oturuş da teverrûktur.
15- İkinci selamı vermek. Namazda birinci selamı vermek rükündür. İkinci selam ise sünnettir.
Abdullah İbni Mes’ud şöyle anlatıyor:
“Hz. Peygamber yanağının beyazlığı arkadan görüneceği şekilde sağ ve soluna “Esselamu aleyküm ve rahmetullah, esselamu aleyküm ve rah-metullah” diye selam verirdi. [5]
Eltehiyatta rükün olan salavat-ı şerifenin akabinde Rasuluİlahın ehli beytine de salaval getirmek ve dua etmek de sünnettir.
[1] Buharı, 771
[2] Buhaıı,765 Muslini, 392
[3] Müslim, 580
[4] Buharı, 794
[5] Ebu Davud, 996