‘Kurban bayramı ve Kurban ibadeti’ Kategorisi

PostHeaderIcon Kurban ibadeti hakkında Kur’an ayetleri ve hangi hayvanlar kurban olur konusu

Kurbanın hangi hayvanlardan olabileceğini, hiç şüpheye meydan vermeden ve sorulmasına bile ihtiyaç bırakmadan; Allah, bizzat kendisi açıklamıştır.

       a- Kurban; Deve, Sığır, Koyun ve Keçi cinslerinin erkek veya dişilerinden kesilecektir. Bunların haricinde hiçbir hayvandan kurban olmaz.

       b- Allah rızası için İbadet niyetiyle kesilecek.

       c-  Kurban Bayramı günlerinde kesilecektir.

       d- Keserken Allah’ın ismini anacak, Yukarıdaki ayetleri dua olarak okuyacak,

       e- (Ortak kesiliyorsa) Hissedarların tamamının niyeti, Allah rızası için Kurban kesmek olacak. Kurban parçalandıktan sonra hisseler, tartı ve kur’a çekerek yapılmalı ve Helalalşılmalıdır.

       f-  Kurban kesilirken, mümkünse sahibi kesmeli veya yanında bulunmalıdır.

       g-  Kurban kesen Allah’ın emrini yerine getirmiş olur. Ancak, Kurbanın etinden öncelikle ihtiyaç sahiplerine de vererek sevap kazanmalıdır. Herkes kendi kazandığını sırtlanır.

       h-  Kurban; Bayram Namazı kılındıktan sonra kesilmelidir.

       i-  Kişi Dinen zengin olduğunda Kurban kesmesi gerekir.

       j-  Kurban bizim anladığımız manada nafile veya sünnet değil bir vecibedir. Çünkü Kevser Suresindeki Ayette, Allah, Emir sıgası ile “ Kurban kes” buyurmuştur. Hadiste de” “İmkânı olduğu halde Kurban kesmeyen Namazgâhımıza yaklaşmasın” buyuruyor.

       k- Kurbanı kesmek yerine, Kişi veya kurumlara, sadaka veya zekât niyetiyle parasını vermek Kurban olmaz. Bu bir sadaka veya Zekât olur. Kesen kişinin, Kestikten sonra paraya çevirmesi de caiz olmaz. Çünkü Kurban bir ibadettir. Ticaret malı değildir.

      L- Haç Suresi 32. ayette şöyle buyurulur.”….. Her kim Allah’ın hükümlerine saygı gösterirse, şüphesiz bu, kalplerin takvâsındandır”. Kurban kesme ibadetini ciddiye almayan Müslümanlar, Allah’ın hükümlerine saygı gösterip göstermediklerini düşünsünler.

    m-  Kurbanın eti ve kanı Allah’a ulaşmaz. Sadece Allah’a karşı kulun samimi olup olmadığı ortaya çıkar.  Hac Suresinin 37. ayetinde Allah şöyle buyuryor,

لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ

”Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; fakat O’na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele!” (Hac 22/37)

ذَلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُ عِندَ رَبِّهِ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ الْأَنْعَامُ إِلَّا مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا

الرِّجْسَ مِنَ الْأَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِ

     “Hüküm böyledir. Her kim, Allah’ın emir ve yasaklarına saygı gösterirse, bu, Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır. (Haram olduğu) size okunanların dışında kalan hayvanlar size helâl kılındı. O halde, pislikten, putlardan sakının; yalan sözden sakının.” (Hac 22/30)

   n- Kurban kesmenin sevabı konusunda çeşitli rivayetler vardır. Ancak, mümin şöyle inanmalı;  Rabbimin emrine uyup görevimi yapmak benden Mükâfatını vermek Rabbimdendir.  O en Mükemmelini ikram eder.

    o-  Kurbanı kesmeden bir yere vermekle kurban kesilmiş olmaz.

    p-   Akraba ve komşularla görüşme Allah’ın ve Peygamberimizin emir ve tavsiyeleridir. Bu durum Bayramda daha farklı özellik taşıdığından daha kapsamlı ve samimi olalıdır. Allah resulü şöyle buyurur.

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse, sıla-i rahim yapsın. ” . Yani akrabalarla ilişkiyi sıcak tutsun.

r-         Taksitle kurban kesme olurmu? Sorusuna;  İmkânı olmayanın bu yola başvurması uygun olmaz. Çünkü gücü yetenin kurban kesmesi gerekir. Gücü yetmeyen sorumlu değildir.

s-         Kurbanlık hayvan şoklama yerine keskin bıçakla kesilmelidir. Her şeyin tabii olanını yapmak gerekir. Şoklama ile, hayvan ölmeden keserse olabilir. Ama mekruhtur.

t-         Vekalet yolu ile kurban olabilir ancak, mutlaka kesilmesi gerekir.

u-         Kurban, hem fert, hem de toplum açısından çok büyük bir sosyal olaydır.

v-         Kurbanın etinden sahibi yer ve başkalarına da ikram eder ve dağıtır. Derisini de Allah rızası için istediği yere veya kişiye tasadduk eder.

w-        Özellikle Bayramı fırsant bilip, dargınlar barışmalı, herkesle bayramlaşılmalı, Ana baba ve dostlar ziyaret edilmelidir. İhtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarına yardımcı olunmalıdır. Bu vesileyle Müminler birbirlerine bolca dua etmelidirler.

 

    Şu ayetlerle konuyu bitirelim:           

إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ {1} فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ {2} إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ {3}

        “Sana çok şey verdik.  Öyleyse, (Sadece Rabbin için namaz kıl ve dua et), Kulluğu sadece Rabbin için yap ve kurbanı onun için kes.  Asıl senden nefret eden, arkasından gidecek kimsesi olmayandır.”  (Kevser108/ 1-3)

لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ

      “Onların etleri ve kanları Allah’a ulaşmaz. Fakat sizin takvânız O’na ulaşır. Allâh onları size böyle boyun eğdirdi ki, sizi doğru yola ilettiği için O’nun büyüklüğünü anasınız. Güzel davrananları müjdele” .

 

    Kurban,  Dua ve İbadetlerimiz makbul, Günahlarımız mağfur olsun. Kalplerimiz, Evlerimiz ve Vatanımız huzurla dolsun. Bayramımız Mübarek Olsun. Allah’a emanet olunuz.

——————————–

Abdurahman ALTAY

Emekli Müfti

Din ve Fıtrat Araştırmaları Merkezi  


PostHeaderIcon Kurban kesme gününün bayram olarak kutlanması

Abdullah İbnu Amr İbnu’l-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

“Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):

“Kurban gününü bayram olarak kutlamakla emrolundum.

Onu bu ümmet için Allah bayram kılmıştır” buyurmuştu.

 

Abdurahman ALTAY

Emekli Müfti

Din ve Fıtrat Araştırmaları Merkezi 

PostHeaderIcon Başlıca kurban olacak hayvan cinsleri nelerdir?

 KURBAN HANGİ HAYVANLARDAN OLUR:

 

     Kurban, bütün peygamberlerin ümmetlerinde, şu dört sınıf hayvandan olur. Başka hayvanlardan olmaz. Çünkü Kurban edilecek hayvanların “EN’AM”dan olmasını Allah emrediyor. En’am’ın; ne demek olduğunu Allah kendisi bildirmiştir.

        Hac Suresinin 34. ayetinde, Allah Teala şöyle buyuruyor:

وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكاً لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَلَهُ أَسْلِمُوا وَبَشِّرِ الْمُخْبِتِينَ

      “Biz, her ümmete Kurban kesmeye uygun hayvan cinsinden, kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine, Allah’ın adını ansınlar diye, kurban kesmeyi gerekli kıldık. O halde, İlâhınız, bir tek İlâh’tır. Öyleyse, O’na teslim olun. O samimi ve mütevazi insanları müjdele!” .  

       Bu ayete göre Kurban Kesilecek hayvanların mutlaka EN’AM cinsinden olması gerekir.

       EN’AM olan hayvanlar şunlardır:

1-Deve, 

2-Sığır (Manda da sığır cinsi sayılmaktadır.),

3-  Koyun,

4-  keçi.  

       Kurban, sadece bu hayvanlardan ve bunların hem erkeklerinden hemde dişilerinden kesilir. Bu durumu Allah,  En’am Suresinin 143. ayetinde Erkekli ve dişili, Sekiz çift olarak zikretmektedir.

Allah Teala şöyle buyuruyor.

ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ مِّنَ الضَّأْنِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْمَعْزِ اثْنَيْنِ قُلْ آلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ الأُنثَيَيْنِ أَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ

أَرْحَامُ الأُنثَيَيْنِ نَبِّؤُونِي بِعِلْمٍ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ

      “Bunlar Sekiz eştir; koyundan iki, keçiden iki. De ki: “Allah iki erkeği mi, iki dişiyi mi, yoksa dişilerin dölyataklarındaki yavruları mı haram kıldı? Eğer doğru kimselerseniz bilerek söyleyin.”  . Gene En’am suresinin 144. ayetinde de, Allah Teala şöyle buyuruyor. 

وَمِنَ الإِبْلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِ قُلْ آلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ الأُنثَيَيْنِ أَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ الأُنثَيَيْنِ

أَمْ كُنتُمْ شُهَدَاء إِذْ وَصَّاكُمُ اللّهُ بِهَـذَا فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللّهِ كَذِباً لِيُضِلَّ النَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

     “Deveden iki, sığırdan iki. De ki: “İki erkeği mi, iki dişiyi mi, yoksa dişilerin dölyataklarındaki yavruları mı haram kıldı? Allah böyle buyururken yanın da mıydınız?” İnsanları bilgisizlikleri sebebiyle saptırmak için Allah’a iftira edenden daha zalimi kim olabilir? Allah zalimler takımını yola getirmez.” 

   Bu iki ayette Allah; Kurban kesilmeleri caiz olan hayvanların hem dişileri hemde erkeklerini açıkça zikretmiştir. Bu hayvanlar; Deve,  Sığır (Manda da sığır cinsi sayılmaktadır.), Koyun,  ve keçi’dir. Bunların hem Erkeklerinden hemde dişilerinden Kurban kesmek caizdir. Bu Hüküm bütün peygamberlerin ümmetleri için aynıdır.

    Hac suresinin 28. ayetinde bildirildiğine göre, Hacda Kıran ve Temettu haccı yapanlar da Kurbanlarını orada keserler. Allah Teala şöyle buyuruyor:

لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ فِي أَيَّامٍ مَّعْلُومَاتٍ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْبَائِسَ الْفَقِيرَ

 “…….Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah’ın ismini anmaları (kurban kesmeleri için) sana (Kâbe’ye) gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de yoksula, fakire yedirin” (HAC suresi 28. ayet)

ذَلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُ عِندَ رَبِّهِ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ الْأَنْعَامُ إِلَّا مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا

الرِّجْسَ مِنَ الْأَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِ

     “Hüküm budur. Her kim, Allah’ın emir ve yasaklarına saygı gösterirse, bu, Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır. (Haram olduğu) size okunanların dışında kalan hayvanlar, size helâl kılındı. O halde, pislikten, putlardan sakının; yalan sözden sakının”. (HAC suresi 30.)

خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَأَنزَلَ لَكُم مِّنْ الْأَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ يَخْلُقُكُمْ فِي بُطُونِ أُمَّهَاتِكُمْ خَلْقاً مِن بَعْدِ خَلْقٍ فِي ظُلُمَاتٍ ثَلَاثٍ ذَلِكُمُ اللَّهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ فَأَنَّى تُصْرَفُونَ

    “Allah sizi bir tek nefisten (Âdem’den) yarattı, sonra eşini de aynı nefisten yarattı. Sizin için hayvanlardan sekiz eş meydana getirdi. Sizi de annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor. İşte bu yaratıcı, Rabbiniz Allah’tır. Mülk  O’nundur. O’ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl oluyor da (O’na kulluktan) çevriliyorsunuz? “(ZÜMER suresi 6. ayet)

——————————-

Abdurahman ALTAY

Emekli Müfti

Din ve Fıtrat Araştırmaları Merkezi 

PostHeaderIcon Diğer geçmiş ümmetlerde de kurban ibadeti varmıydı?

HER ÜMMETTE KURBAN İBADETİ VARMIYDI:

        Bütün ümmetlerde kurban kesme ibadeti, Allah’ın bir emridir. Kurban kesme ibadetinin var olduğunu bizzat Allah bildirmektedir. Hac Suresi 34. ayetinde, Allah Teala şöyle buyuruyor:

وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكاً لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَلَهُ أَسْلِمُوا وَبَشِّرِ الْمُخْبِتِينَ

      “Biz, her ümmete Kurban kesmeye uygun hayvan cinsinden, kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine, Allah’ın adını ansınlar diye, kurban kesmeyi gerekli kıldık. O halde, İlâhınız, bir tek İlâh’tır. Öyleyse, O’na teslim olun. O samimi ve mütevazi insanları müjdele!” .  

Hac surenin, 67. ayetinde Allah Teala şöyle buyuruyor.

لِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكاً هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْأَمْرِ وَادْعُ إِلَى رَبِّكَ إِنَّكَ لَعَلَى هُدًى مُّسْتَقِيمٍ

     Biz, her ümmete, uygulamakta oldukları bir ibadet tarzı gösterdik. Öyle ise onlar yani ehl-i kitap, bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine davet et. Zira sen, gerçekten dosdoğru bir yoldasın.”  .

    Bu iki ayette Allah, Her ümmete dediğine göre, hiçbir ümmet dışarıda kalmadan her ümmete Kurban kesmeyi, Kurban kesme zamanını ve ibadet şekillerini öğretmiştir.

    Demek ki aynı hükümleri bütün Peygamberlere vermiş ancak, bu hükümlerden bazılarını, bakara Suresinin 106. ayetinde ifade edildiği üzere, Allah’ın gönderdiği son Kitap olan Kur’an’da, ya değiştirmiş veya hafifletmiştir.

   Geçmiş miletler, Peygamberlerinin vefat ederek aralarından ayrılmalarından sonra, Allah’ın bir kısım hükümlerini, değiştirmiş ve unutturmuşlardır. Allah, son indirdiği kitabı olan Kur’an ile, kıyamete kadar asla değişmeyecek olan Hükümlerini, kendi kitabı olan Kur’an’da sabitleştirmiştir. Kurban kesme emri’de bunlardan birisidir.

    Tevrat ve Kur’an’da belirtildiğine göre, Musa a.s. za¬manında, Allah’ın talimatlarına uyacaklarına dair, İsrâil oğullarından kesin söz alınmıştır. İsrailoğullarının; sağ¬lam, kusursuz ve üzerine hiç boyunduruk binmemiş olan ve kendilerinin Apis diye isimlendirdikleri bir sığırı, Allah rızası için kurban etmeleri istenmiştir.  Ancak bunlar bu emri yerine getirmemek için, çeşitli yollara baş vurmuşlardır. . Diğer konularda olduğu gibi, bu kurban konuısusnda da hileli yollara başvurmuşlardıe. Bu durum bütün insanlara ibret olması bakımından, bakara Suresinin; 67-71. ayetlerinde, açıkça bildi¬rilmiştir. Allah Teala şöyle buyuruyor;

وَإِذْ قَالَ مُوسَى لِقَوْمِهِ إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تَذْبَحُواْ بَقَرَةً قَالُواْ أَتَتَّخِذُنَا هُزُواً قَالَ أَعُوذُ بِاللّهِ أَنْ أَكُونَ مِنَ الْجَاهِلِينَ {67}  قَالُواْ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لّنَا مَا هِيَ قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لاَّ فَارِضٌ وَلاَ بِكْرٌ عَوَانٌ بَيْنَ ذَلِكَ فَافْعَلُواْ مَا تُؤْمَرونَ {68} قَالُواْ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا لَوْنُهَا قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَاء فَاقِـعٌ لَّوْنُهَا تَسُرُّ النَّاظِرِينَ {69} قَالُواْ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِيَ إِنَّ البَقَرَ تَشَابَهَ عَلَيْنَا وَإِنَّاإِن شَاء اللَّهُ لَمُهْتَدُونَ {70} قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لاَّ ذَلُولٌ تُثِيرُ الأَرْضَ وَلاَ تَسْقِي الْحَرْثَ مُسَلَّمَةٌ لاَّ شِيَةَ فِيهَا قَالُواْ الآنَ جِئْتَ بِالْحَقِّ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُواْ يَفْعَلُونَ

 

   “ Bir gün Musa milletine demişti ki: “Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor”. “Sen bizimle eğleniyor musun?” dediler. O da; “Kendini bilmez biri olmaktan, Allah’a sığınırım” dedi.

    Dediler ki: “Bizim için Rabbine sor, o nasıl bir şeydir, bize açıklasın”. Dedi ki: “O bir sığırdır, diyor; ne yaşlı, ne körpe; ikisinin ortası bir şey. Haydi, verilen emri yerine getirin!”

   “Bizim için Rabbine sor, o ne renktir, bize açıklasın” dediler. Dedi ki: “O, sarı bir sığırdır, diyor; sapsarı renkte. Görenlere zevk verir”.

      “Bizim için Rabbine sor, o nasıl bir şeydir, bize iyice açıklasın! Bize göre o özellikler birçok sığırda var. Allah iyice açıklarsa biz onu buliriz” dediler. Dedi ki:”O bir boğadır” diyor. “Ne koşulup toprağı sürmüş, ne de ekin sulamıştır. Sapasağlam! Hiç alacası da yok”. “Tamam! Şimdi doğru bilgiyi getirdin, dediler”. Nihayet onu kestiler. Neredeyse yapmayacaklardı.” (Bakara 2/67-71)

     Dedi ki:”O bir boğadır” diyor. “Ne koşulup toprağı sürmüş, ne de ekin sulamıştır. Sapasağlam! Hiç alacası da yok” “Tamam! Şimdi doğru bilgiyi getirdin, dediler”. Nihayet onu kestiler. Neredeyse yapmayacaklardı.” (Bakara 2/67-71)

       Eski Mısır kenti Memfis’te Apis adı verilen bir boğaya tapılırdı. Yukarıdaki ayetlerde Apis özelliğine sahip bir boğanın kesilmesi emredilmiş,   bu olayla bu inançlarının batıl olduğu bildirilmiş ve böylece o batıl inancın ortadan kaldırılması hedeflenmiştir.

      Kur’an’da olduğu gibi Tevrat’ta da, Kurbanlık olan hayvanlar sadece; “EN’AM” diye isimlendirilen: Deve, sığır, keçi ve koyun cinsleri olan hayvanlardan olacağı, açıkça bildirilmiştir.

     kurban olarak özellikle Apis diye isimlendirilen sığırın kesilmesinin emredilmesinin özel bir sebebi vardır. Onlar; Onu tanrı olarak kabul edip ona tapmaya başlamışlardı. Özellikle taptıklarının kesilerek ortadan kaldırılmasıyla, Allah’tan başka ibadet edilecek ve tapılacak hiçbir şeyin olmadığı ve Allah’tan başka ilah diye taptıklarının batıl olup, hiçbir değerlerinin olmadığını ortaya koymuştur.

 

PostHeaderIcon Kurban ibadetinin kişiye kazandırdıkları

Yüce dinimizin bizlerden istemiş olduğu bütün ibadetlerde hem fert açısından hem de toplum açısından birçok faydalar bulunmaktadır. Çünkü Cenab-ı Hak hikmetsiz şeyler yaratmaktan ve hikmetsiz şeyleri emretmekten münezzehtir. Tüm mahlûklarında ve emirlerinde olduğu gibi kurban emrinde de pek çok hikmetler, dünya ve ahiret için pek çok faydalar vardır. Ancak Mümin, Allah-ü Teâlâ’nın emirlerini hikmetlerine mazhar olmak için değil Rabbinin emrini yerine getirmek, rabbine karşı teslimiyetini ifade etmek ve rızasını kazanmak için yerine getirir. 
Kurban ibadetiyle bir yandan ibadet etmeninin vermiş olduğu sevap ve haz alınırken, diğer yandan da toplumda bulunan ihtiyaç sahiplerine ihtiyaçlarının aktarılması neticesinde, toplum birlikteliği sağlanmasının huzuru yaşanır. 

Kurban, kulun Cenab-ı Hakk’a karşı olan yakınlığını arttırır

Kurban kelimesinin lûgat anlamı, kendisi ile Allah’a yaklaşılan şey demektir. Bu manadan da anlaşıldığı gibi kurban; Allah’a yaklaşmaya ve O’nun rızasını kazanmaya vesilesidir. 
İnsan nisyandan geldiği için fıtraten unutmaya ve gaflete düşmeye çok meyillidir. Bunun için çoğu zaman Cenab-ı Hakk’ın kendisine verdiği malın, mülkün, evladın hakiki sahibini unutur, hakiki mal sahibi olduğunu düşünüp gurura ve kibre girebilir. 
Kurban emri ise insana hakiki mal sahibinin kim olduğunu hatırlatır. Bütün o nimetlerin Rabbimiz’in birer lütfu olduğunu ve onun izni olmadan hiçbir şeyin olamayacağını hissettirir. Böylece Cenab-ı Hakk’a karşı gönlünde derin bir şükran duygusu oluşur. Bu hal ise onun Rabbine yakınlaşmasına ve onun rızasını kazanmaya sebep olur. 

Kurban, kullar için fırsattır

Cenab-ı Hakk’ın bizim hiçbir ibadetimize muhtaç olmadığı gibi kurban kesmemize de ihtiyacı yoktur. Fakat bu ibadete ihtiyacı olan bizleriz. Zira kurban günahlardan arınmamız, büyük sevaplara erişmemiz ve Rabbimiz’in rızasını kazanmamız için büyük bir fırsattır. 
“Kurbanın derisindeki her tüy sayısınca size sevap vardır. Kanının her damlası kadar mükâfat vardır.

O sizin mizanımıza konacaktır. Müjdeler olsun.” (İbn-i Mace) 

“Kurbanlarınız semiz olsun. Onlar Sıratta bineklerinizdir.” (Zâd-ül Mukvin) 

Kurban vesilesiyle kişinin Allah-ü Teâlâ’ya karşı olan itaati ölçülür

Kurban; kişinin samimiyetinin bir ifadesidir. 
Kurban; yaratanının istediği şeyi yerine getirmedeki samimiyeti ortaya çıkaran bir ibadettir. 
Kurban; ferdin yaratanına karşı duyduğu takvanın işaretidir. 
Bu sebeple, kurban; zekât ve fıtır sadakası vermekten daha fazla fedakârlık ifade eden bir ibadettir. 
Allah, kurban kesme emriyle kullarını imtihan etmekte, onların takvalarını, ilâhî emre itaatteki titizliklerini, Allah’a yakınlık derecelerini ölçmektedir. Hacc suresi, 37. ayette bu husus şöyle belirtilir: 
“Onların ne sadaka edilen etleri, ne de kanları hiçbir zaman Allah’a yükselip erişmez. Fakat sizden O’na yalnız takva Allah’ın emirlerine itaat ve yasaklarından uzaklaşma titizliği ulaşır…” 
Başka bir ayette ise mealen şöyle buyrulmaktadır: 
“Bu böyle. Her kim de Allah’ın nişanelerini (kurbanlıklarını) yüceltirse şüphesiz ki bu kalplerin takvasından (Allah’a karşı gelmekten sakınmasından) dır.” (Hac, 32) 
Ayet-i kerimeler bize, Allah’a (cc) ulaşabilmemizin ve O’na (cc) karşı takva sahibi olabilmemizin bir yolu olarak kurbana işaret etmektedir. 

Kurban ibadeti bizlere, Hz. İbrahim (as) ve Hz İsmail’in (as) teslimiyetini hatırlatır 

Cenab-ı Hak, Hz. İbrahim’i (as) büyük bir imtihana tâbi tutmuş, çok sevdiği biricik evlâdını Allah için kurban etmesini istemiştir. Her ikisi de bu isteğe, tam bir teslimiyet ve sadakat içinde uymuşlardır. 
Hz. İbrahim (as) oğlunu kesmek üzere yatırmış ve bıçağı boynuna koymuştur. Fakat bıçak İsmail’i (as) kesmemiştir. Çünkü Cenab-ı Hakk’ın arzusu, Hz. İsmail’in kesilmesi değil, tam tersi bu iki şanlı nebinin erişilmez teslimiyet ve sadakatlerinin, ihlâs ve fedakârlıklarının, kıyamete kadar gelecek bütün insanlar tarafından bilinmesi, daima hatırlanması idi. 
Bu hikmet ortaya çıktığı için, bıçağa İsmail’i (as) kesmemesini emretmiş; Hz. İsmail’in (as) yerine onlara cennetten bir koç göndererek onu kurban etmelerini istemiştir. 
İşte kurban kesmek, bu büyük ve ibretli hâdiseyi hatırlamaya vesiledir. Ataları Hz. İbrahim (as) ve Hz. İsmail’in (as), Allah’ın (cc) emrini yerine getirmekteki ilahi sınavını hatırlayıp kurban kesmekle, benzer bir itaate kendisinin de hazır olduğunu simgesel bir davranışla göstermiş olmaktır. 
Kurban kesen bir Müslüman, Allah’ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini ispatlamış olur. 

Kurban ile Hz. İbrahim (as) ile Peygamber Efendimiz’in (asm) sünneti devam ettirilmiş olur

Kurban Hz. İbrahim’in sünneti olduğu gibi Peygamber Efendimiz’in de sünnetlerindendir. Nitekim sevgili Peygamberimiz (asm) vefatına kadar on yıla yakın bir süre hep kurban kesmiştir. Bu yüzden kurban ibadetini yerine getiren kişi iki peygamberin sünnetini de devam ettirmiş olmaktadır. 

Ashab-ı Kiram (ra): 
“Yâ Resulallah! Şu bayramda kesilen kurban nedir?” dediler.

Peygamber Efendimiz (asm): 
“Babanız İbrahim’in sünnetidir” buyurdu. (Zeyd bin Erkâm) 
“Resulullah (asm) Medine’de on sene ikamet etti ve her sene kurban kesti.” (Tirmizî) 

Kurban verilen nimetlere karşı şükürdür

Cenab-ı Hak bizlere sayısız nimetler vermiştir. Bunun karşılığında bize düşen elbette şükürdür. İşte kurban, Rabbimizin “Rahman” suresinde saymakla bitiremezsiniz dediği nimetlere karşılık şükrün ifadesidir. 
“Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.” (Hac, 36) 

Kurban kişiyi cimrilikten korur

Rabbimiz: 
“İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Ama içinizden cimrilik yapanlar var. Kim cimrilik yaparsa ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur. Allah her bakımdan sınırsız zengindir, siz ise fakirsiniz.” (Hac, 38) buyurarak bizi kendi yolunda harcamaya davet etmekte ve cimrilikten sakınmamızı emretmektedir. 
Peygamberimiz de (asm) bir hadis-i şerifinde cimriliğin zararını şöyle ifade etmektedir: 
“Cimrilikten sakının; Çünkü cimrilik, sizden önce geçenleri helak etmiş, onları kan dökmeye ve haramı helal görmeye sevk etmiştir.” (Müslim) 
İşte kurban ibadeti ile kişi cimrilikten kurtulur. Çünkü kurban ile kişi mal sevgisinden uzaklaşır ve malını Allah (cc) için harcama lezzetini tatmış olur.